DOLAR 8,7847
EURO 10,4281
ALTIN 501,16
BIST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 26°C
Gök Gürültülü
Tekirdağ
26°C
Gök Gürültülü
Sal 27°C
Çar 27°C
Per 28°C
Cum 29°C

“RÜZGÂR” KUDRET VE CESARET VEREN BİR EL’DİR!

“RÜZGÂR” KUDRET VE CESARET VEREN BİR EL’DİR!
10.06.2021

 

 

  • Sabahattin Ali, Hasanoğlan Yüksek Köy Enstitüsü’ne geldi, şairdi kendisi. Hidayet Gülen diye bir öğretmen vardı, Konya Öğretmen Okulunda onun öğrencisiymiş. “Hocam bize bir şiir okuyabilir misiniz?” dediler. Hiç nazlanmadı, hafif peltekçe konuşuyordu, altın çerçeveli bir gözlüğü vardı, saçları bembeyaz, etrafına ışık saçıyor adeta. Şöyle bir dışarıya baktı pencereden, “Rüzgar” diye bir şiiri vardır, kapitalizmin pisliklerden bahsederken, “İnsan olmak dokunuyor onurum” bölümünü okurken, birden durdu. “Ama Köy Enstitülerini gördükten sonra insan olmak onur veriyor bana…” En güzel Köy Enstitüsü değerlendirmesini yapıyor. (Mehmet Başaran, Trakya’daki Işık, Kepirtepe Köy Enstitüsü, Hazırlayan: Kemal Kocabaş, Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği Yayınları, Birinci Basım, Nisan 2013, İzmir).
  • Arzularım muayyen bir haddi aşınca / Ve kulaklar sözlerime sağırlaşınca / Bir ihtiras duyup vahşi maceralara / Çıkıyorum bulutları aşan dağlara / Tanrıların başı gibi başları diktir, / Bu dağları saran sonsuz bir genişliktir, / Ben de katıp vücudumu bu genişliğe, / Bakıyorum aşağılarda kalan hiçliğe.
  • Bu dağların bir rakibi varsa rüzgârdır. Rüzgâr burda tek başına bir hükümdardır. / Burda insan duman gibi genişler, büyür. / Bu dağlarda ıstıraplar, sevinçler büyür. / Buralarda her düşünce sona yakındır, / Burda yoktur insanların düşündükleri, / Rüzgâr siler kafalardan küçüklükleri. / Yanağıma çarpar geniş kanatlarını, / Ve anlatır mâbutların hayatlarını, / Arasıra kulağını bana verdi mi, / Ben de ona anlatırım kendi derdimi.
  • “Ey dağların dertlerini dinleyen rüzgâr! / Benim artık yalnız sana itimadım var. / Gelmiş gibi uzaktaki bir seyyareden. / Yabancıyım bu gürültü dünyasına ben. / Etrafımın sözlerine aklım ermedi, / Etrafım da bana asla kulak vermedi. / Senelerden beri hâlâ anlaşamadık, / Ben de kestim anlaşmaktan ümidi artık. / Gözlerimde hakikati sezen bir nurla / Etrafımı süzüyorum biraz gururla.
  • Bir dürbünün ters tarafı gibi bu dünya / En büyük şey, en asil şey küçülür burda. / Burda yalan para eden biricik iştir, / Burda her şey bir yapmacık, bir gösteriştir. /Kimi coşar din uğruna geberir, yalan! / Kimi gider vatan için can verir, yalan! / Bir filozof yetmiş eser yazar, yalandır; / Bir kahraman istibdadı ezer, yalandır. / Şairlerin büyük aşkı fâni bir kızdır, / Bu dünyada herkes sinsi, herkes cılızdır. / Ne de onu görse dönüp bir bakan vardır, / Her büyüklük cüzzam gibi dökülür burda, / En muazzam ölüm bile küçülür burda.
  • Benim kafam acayip bir dimağ taşıyor, / Her dakika insanlardan uzaklaşıyor. / Zaman zaman mağlup olsam bile etime, / İnsan olmak dokunuyor haysiyetime. / Büyük, temiz bir arkadaş arıyor ruhum, / İşte rüzgâr, şimdi sona sığınıyorum! / Asaletin yeri yoktur gerçi hayatta, / En asil şey seni buldum mu kâinatta, / Güneş gibi ne bin türlü ışığın vardır, / Ne de süre, gösterişe baktığın vardır. / Deniz gibi muamma yok derinliğinde, / Bir ferahlık, bir saflık var serinliğinde, / Bir dev gibi küçük, mızmız sesleri yersin, / Allah gibi görünmeden hüküm sürersin.
  • Düşmanıyım ben de cılız güzelliklerin, / Rüzgâr! Bu dağ başlarında çırpınan serin / Kanatların gökyüzünde akan bir seldir, / Bana kudret ve cesaret veren bir eldir. / Beşerlikten uzaktayım senin ülkende, / Senin gibi azamete âşıkım ben de. / İşte rüzgâr! Senin gibi ben de deliyim. / Islıklarım senin gibi inlemelidir, / Herkes beni ürpererek dinlemelidir. / Rüzgâr! Sana, yalnız sana benzemeliyim. (1931, Atsız Mecmua, Sabahattin Ali, Bütün Şiirleri, Haz: Atilla Özkırımlı, Yapı Kredi Yayınları, 24. Baskı, Ocak 2017)
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.