DOLAR 7,4294
EURO 8,9820
ALTIN 412,55
BIST 1.471
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Tekirdağ 9°C
Yağışlı
Tekirdağ
9°C
Yağışlı
Pts 8°C
Sal 8°C
Çar 9°C
Per 8°C

PROF. DR. DOĞAN CÜCELOĞLU’NUN ARDINDAN…

PROF. DR. DOĞAN CÜCELOĞLU’NUN ARDINDAN…
21.02.2021

İbrahim BİRELMA

– Doğan Cüceloğlu, 1938 yılında Mersin, Silifke’de 11 çocuklu bir ailenin 11. Çocuğu olarak dünyaya geldi. Ankara ve Kırklareli’nde liseyi okuyup İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun oldu. ABD’de Illinois Üniversitesi’nde Bilişsel Psikoloji doktorasını tamamladı. Türkiye’de Hacettepe Üniversitesi ile Boğaziçi Üniversitesi’nde görev yaptı. (Cumhuriyet, 19.2.2021)
– Psikolog ve yazar Prof. Dr. Doğan Cüceloğlu, 18.2.2021 tarihinde, 83 yaşında, İstanbul, Levent, Afet Yolal Camisi’nde düzenlenen cenaze töreninden sonra Aşiyan Mezarlığında toprağa verildi. (Hürriyet 19.2.2021).
– Cenazede konuşan, Şahin Cüceloğlu, “Doğan bey 6 ay önce kalp rahatsızlığı geçirdi, stent takıldı. Doktorlar şunu tavsiye etti: “Sen artık bu faal yaşamını bırak, bir köşeye çekil, sakin bir hayat yaşa.” O bana dedi ki “Ağabey ben Türk halkına hizmet etmeyi seviyorum ve bunu yaparken mutluluk duyuyorum, içimde huzur oluyor. Varsın ömrüm kısa olsun ama Türk halkına hizmet etmeye devam edeceğim. Uzun, mutsuz bir yaşam değil, kısa yararlı bir yaşam tercih ediyorum dedi. Gerçekten bu cesur kararını uyguladı. Mutlu yaşadı, mutlu şekilde öldü.” (Cumhuriyet 19.2.2021)
– Doğan Cüceloğlu’na Allahtan rahmet dilerken, O’nun bazı görüş ve düşüncelerini anımsatmak istiyoruz:
– Şimdilik aklının erdiği, kitap yazmak, seminer vermek, televizyon programı, konferanslar falan filan durumu. Yani inandırsalar ki beni, “Çıplak yürü Taksim’de, böyle olduğu takdirde bu ülkenin çocuklarına böyle hizmet edeceksin” diye, gözümü kırpmadan anadan doğma yürürüm Taksim’de, onun hizmet olduğuna inanmışsan eğer… Demek ki içimde güçlü bir kendimi adama var; bu ülkenin çocuklarının geleceğine hizmet etmekle ilgili. O hizmet benim hayatımın anlamı, parçası. Onu kesinlikle biliyorum.
– Ben şöyle dua ediyorum: “Yüce Tanrım, benim şimdilik bu ülkede doğan çocuklar için, anların mutlu yetişebilmeleri, gelişebilmeleri, insan olabilmeleri bakımından yapabileceğim bir şeyler varsa bana yol göster.” Hizmet etmek istiyorum, Aklımın erdiği kadar hizmet etmek istiyorum. İçimden gelerek dua ediyorum bunun için…
– Benim takip ettiğim model şu: Çocuğu geliştirmeyin, sadece gelişime olanak sağlayan ortam sağlayın. “Çiftçi tutumu” diyorum ben buna. Diyorum ki: “Çiftçi ağaç yetiştirmez, ağacın yetişmesi için ortam hazırlar. Yetişme işini ağaç yapar; zeytinse zeytin olur, bademse badem olur. Yani “sen badem olacaksın” diyemez çiftçi. Öyle bir gücü yok. Biz ana – babalar bu hatayı yapıyoruz.
– Önerim; yeni bir anayasa girişimi olacağı zaman, filozofların mutlaka davet edilmesi lazım Türkiye’de. Sosyologların mutlaka çağrılması lazım… Folklor araştırması yapanların, yani halkın gelenek – göreneklerini inceleyenlerin özellikle Yunus Emre, Karacaoğlan’ı inceleyenlerin mutlaka çağrılması lazım. Bunların temelindeki değerlerin gözden geçirilip, önce bir laik değerler sisteminin oluşması lazım. Yani, “Bu ülkede doğan çocuğun, olabileceğinin en iyi olmasına hangi değerler ortamı yardım eder?” sorusunun sorulup, tartışılıp, o değerler bulunduktan sonra Türkiye’nin vizyonunun yazılması lazım… O vizyonu da anayasanın temel alması lazım. Öyle görüyorum. Ve bu çok acil.
– Türkiye’nin acilen bir düşünüre, bir öndere, bir filozofa ihtiyacı var. Bu filozofun yapacağı şey, Türkiye Cumhuriyeti’nin laik değerler sistemini bulmak ve bu değerleri açık seçik ifade etmek ve milli eğitimin içerisine, tabanına koymak… (İnsanı Ararken, Doğan Cüceloğlu Kitabı, Türkiye İş Bankası Yayınları, 2005)
– “İnsanlar bencil olmaktan değil, bencil görünmekten utanırlar. / Hepimizin içinde güzel söz ve gülümseme bekleyen bir çocuk var. / “Doğru olanı yapmak” ile “taraftar bulmak” çabası farklıdır. İlki “hakikat”, öbürü “güç” peşindedir. / Ne kendini ne de olayları yargıla. / Ne alkışlayıp böbürlen ne de kendini kötüle. / Nehir akıyor, sen o akışın farkında olmaya devam et. (Adnan Binyazar, Cumhuriyet, 19.2.2021)

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.