Dolar : Alış : 3.8390 / Satış : 3.8459
Euro : Alış : 4.5092 / Satış : 4.5173
HAVA DURUMU
hava durumu

TEKIRDAG18°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 14 Kategoride 34244 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

TÜRKİYE’NİN EN UZUN DENİZ DEŞARJI

17 Haziran 2017 - kez okunmuş
Ana Sayfa » SON DAKİKA»TÜRKİYE’NİN EN UZUN DENİZ DEŞARJI
TÜRKİYE’NİN EN UZUN DENİZ DEŞARJI

Trakya’da kirliliği ile gündemden düşmeyen Ergene Nehri ve Havzası’nda kirliğini önleyecek 1 milyar TL’lik yatırımla gerçekleştirilen Tekirdağ Ergene Havzası Organize Sanayi Bölgeleri Müşterek Arıtma Tesisi’nin yapımı sürüyor. Ergene Havzası’nın kurulan tesislerde arıtılacak atıkları borularla Marmara Denizi’nin 4.5 kilometre açığında denizin 47 metre derinliğine bırakılacak.

Trakya’nın ortasından geçen ve kirliliği ile gündemden düşmeyen Ergene Nehri’nin kirliliğini önleyecek en önemli projelerden Tekirdağ Ergene Havzası Organize Sanayi Bölgeleri Müşterek Arıtma Tesisi’nin yapımı sürüyor. Başkanlığını Tekirdağ Valisi Mehmet Ceylan’ın yaptığı Tekirdağ Ergene Derin Deşarj A.Ş., tarafından 1 milyar TL yatırımla 4 yıl önce başlanan ve 2019 yılında tamamlanacak olan projede bugüne kadar 12 evsel arıtma tesisinden 10’u ile 5 sanayi arıtma tesisinden 3’ü tamamlandı.

Tekirdağ Vali Yardımcıları Tayyar Şaşmaz, Suat Yıldız, Tekirdağ Ergene Derin Deşarj A.Ş. Genel Müdürü Mehmet Ceyhan, Tekirdağ’ın Yenice Mahallesi’nde projede takıların Marmara Denizi’ne deşarj edilecek tesislerini tanıttı. Genel Müdür Mehmet Ceyhan, projenin planlandığı gibi sürdüğünü belirterek, Marmara Denizi’ne dökülecek atıkların tünel ve deniz deşarj çalışmalarının sürdüğünü kaydetti. Denize döşenecek boruyla 4.5 kilometre açığa atıkların boşaltılacağını belirten Ceyhan, şunları söyledi: “Tünelimiz 20 kilometre yaklaşık 8 kilometresi bitti. Türkiye’nin en uzun deniz deşarjını yapıyoruz. Deniz deşarjı 4,5 kilometre yaklaşık 2 bin 200 metresi bitti. Kara boru 47 kilometre bunun yaklaşık 16 kilometresi bitti. Borluların yaklaşık 100 yıla kadar ömrü hesap edildi. Normalde 2.5 santimetre iken biz bunu 3.2 ye çıkardık, dayanıklılığını ve korozyonunu hesap ederek. Suyumuzu Akdeniz akıntısına doğru vereceğiz. Suyumuzda iki tip akıntı vardır. Akdeniz’den Karadeniz’e alt akıntı, Karadeniz’den Akdeniz’e de üst akıntı var. Yaklaşık 20 metre sonra akıntının yönü değişiyor. Biz sahillerimize vurmasın diye alt akıntıya veriyoruz ve yine sahillere vurmasın diye 4.5 kilometre açığa kadar suyumuzu uzatıyoruz. Bu su kesinlikle arıtılmadan denize verilmeyecektir. İleri biyolojik arıtma teknolojisi kullanılacak, fiziksel, kimyasal ve biyolojik arıtmaların tamamı kullanılacaktır. Renk ve tuzluluk hariç arıtma tesisi tüm faaliyetlerini yerine getirecektir. Belediye arıtmaları şuan zaten tamamlandı onu olumlu bir etkisi devam edecektir. Bunun yanındaki sanayi tesislerindeki deşarj limitleri zaten aşağı çekildi. Çünkü siz deşarj etseniz bile su artık doygunluğa ulaşmış. Nehir atık suyla besleniyordu, temiz su kaynağı yoktu. Bundan sonra temiz su kaynağı da arttırılacak. Burada hayvansal atıklarında, belediye atıklarının da etkisi büyük, sanayilerinde etkisi büyük, zirai kirlilikte var.”

ERGENE’DE BALIKLAR YAŞABİLECEK

Ceyhan, hedeflerinin içme suyu hariç tüm maksatlarda kullanabilinecek bir Ergene Nehri tasarladıklarını belirterek, “Balıklar yaşayabilecek, insanlar tarım suyunu kullanabilecek. Bu proje Ergene Havzası’nın temizlenmesi anlamında bugüne kadar uygulanan ülkemizde, gerekse bölgemizde uygulanan en önemli çevre projesi. Bununla uzun yıllardır beklenen faaliyet, bu sistemin çalışmasıyla önemli bir sonuca ulaşmış olacak. Şuanda Ergene Havzası’nda bulunan organize sanayi bölgelerindeki sanayi tesislerinin bu projenin bitmesiyle, bu tesislerden üretilen bu tesislerden çıkan atık suların temizlenerek hiçbir zarar vermeden denize akmasını sağlayacağız. Şuanda bu projeyle birlikte aynı anda ilimizde bulunan organize sanayi bölgelerinin tamamını kapsayacak şekilde artıma tesisleri yapılıyor. Bunların bir kısmı bitme aşamasında, bir kısmının da yapım aşaması devam ediyor. Kısa sürede onlarda tamamlanacak. O arıtma tesislerinde öncelikle sanayi tesislerinden gelen atık sular orada birinci derece temizlenecekler ve bunların arıtmaları tamamlandıktan sonra sadece iki parametre tuzluluk oranı seviyede kalacak birde renk parametresi kalacak” dedi.

“MARMARA DENİZİ’NE KİMYASAL ZARAR SÖZ KONUSU DEĞİL

Tüm aratmalardan gelecek olan arıtılmış suyun denize deşarj edileceğini ifade eden Ceyhan, “Bu arıtma tesislerinden çıkan sular içerisinde bulunduğumuz proje tamamlandıktan sonra derin deşarj sistemine verilecek. Bu verilen sularda yine 47 metre derinliğine bu su verilmiş olacak. Verilen bu suda hiçbir şekilde Marmara Denizi’ne kimyasal olarak zararı atığı söz konuş değil. Zaten bu sisteme verilmeden önce bizim organize sanayi bölgeleri kendi arıtma tesislerinde buraya suyu vermeden önce temizlemiş olacaklar ve temizlenmiş halde verilecek. Bunların kontrolü de aynı şekilde yine Çevre Bakanlığımızın getirdiği standartlar dahilinde arıtma tesislerinin çıkışlarında elektronik olarak otomatik kontrol cihazlarıyla bu suyun kirlilik değerleri 24 saat düzenli olarak kontrol ediliyor. ve bu verilerde Çevre Bakanlığı’nın ilgili birimine aktarılıyorö dedi.

HALK TEDGİRGİN OLMASIN

Tekirdağ Vali Yardımcısı Tayyar Şaşmaz, denize yapılacak olan deşarj ile ilgili olarak halkın kesinlikle tedirgin olmaması gerektiğini söyledi. Şaşmaz, “Halk kesinlikle tedirgin olmamalı. Şöyle düşünün bu sistem yapılmadan önce şuan ki durama bir bakın. Şu anda hiçbir organize sanayi bölgesinin bizim özellikle ıslah bölgesi olarak kurulmuş olan 8 organize sanayi bölgesinin bölge olarak kendi arıtmaları yok. Sadece üretim yapan firmaların yine Çevre Bakanlığı’nın kontrolünde her tesisin küçük çaplı kendi üretimine yetecek kadar arıtma tesisi var. Bunun kontrolünü de Çevre Bakanlığı yapıyor. Şimdi bu projeyle öncelikle organize sanayi bölgelerine şu anda yapımı devam eden arıtmalar yapılıyor. Bu arıtmalarda tesislerden gelen bütün kirli sular organize sanayi bölgesinin arıtma tesislerinde arıtılmış olacak. O arıtmadan da sadece bu sisteme gelecek su tuzluluk oranı var. O tuzluluk değeri de şuan ki mevcut Marmara Denizi’ndeki tuzluluk değerine yakın. Bunun ilave bir tuzluluk değerini arttıracak bir şey olmayacak” dedi.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

İlgili Terimler :